Bir viski blogu.
Viskiyi sek içememek

Sek viski içmekten hoşlananlar olarak çoğu ortamda azınlıktayız. Viskiden bahsettiğimizde genelde duyduğumuz replik “Ben viski içemiyorum” oluyor. Aslında bu çok normal, zira viski yüksek alkollü ve agresif bir içki. Sağlığa da zararlı. Vücudumuz da bunu biliyor ve ilk viski tecrübelerimizde kendini yüksek derece etanolden korumak için suni bir yanma tepkisi veriyor. Bu yanma tepkisini yaşayan çoğu kişi, viski içemediğini düşünüp konuyu rafa kaldırıyor.
Bu yazıda niyetim kimseyi içemezden içebilir hale getirmek, viskiye başlatmak değil. Bu her yetişkinin dikkatle, kendini tanıyarak yaklaşması gereken bir konu. Ama şu da bilinmeli ki İngilizce’de “whisky burn” yani viski yanması denen konu kaderiniz değil, doğru viskiyle birkaç denemeden sonra yok olup gidecek olan bir şey.
Whisky burn nedir?
Etanol, ağızda ve boğazda normalde sıcaklık ve acı hissini algılayan reseptörleri aktive eder ve aslında gerçek bir yanma söz konusu değilken beyin yanma sinyali alır. Bu hissin şiddeti;
- içkinin alkol derecesi
- içen kişinin tolerans ya da alışkanlık derecesi
- alınan yudumun büyüklüğü
gibi başlıca faktörlerden etkilenir. Çok normal bir süreçtir, içen kişideki bir eksikliğe işaret etmez. Aksine, vücudun tehlikeli bir sıvıya verdiği sağlıklı bir evrimsel tepkidir.
Yanma hissi nasıl aşılır?
Şiddetli yanma hissini aşmak için birkaç tavsiyem var. Siz de benim bir gün yaptığım gibi durup dururken viski içebilmeyi kafaya koyarsanız, aşağıdaki şekilde ilerlemenizi tavsiye ederim.
1. Bunun sıradan bir evrimsel tepki olduğunu ve herkesin başına geldiğini, ama aynı zamanda geçici olduğunu bilin.
2. Kendinize uygun bir viski seçin. Cask strength (fıçı sertliği, genellikle %55+ ABV) viskilerden başlangıçta uzak durun. Yoğun isli profilleri de tavsiye etmem. 40% ABV ve hafif, floral viskiler bu iş için gayet uygundur. Yine de kaliteden şaşmayın. Monkey Shoulder, Glenmorangie 12, Balvenie 12 gibi viskiler köprü olarak gayet iyidir.
3. Yudumlarken altın kural şudur: Çok sıcak bir şey içiyormuş gibi küçük yudumlar alarak başlayın. İçemediğini düşünen birçok kişinin bu şekilde sek viski içebildiğini tecrübe ettim. Ortaçağdan beri bilindiği üzere, zehri zehir yapan şey dozdur.
4. Tüm önlemlere rağmen içkinin çok yakıcı, ya da batıcı geldiği durumlarda biraz su eklemekten çekinmeyin. Bunu damlalık ya da çay kaşığıyla yaparsanız daha kontrollü ilerleme şansınız olur. Kontrolsüz su eklemek alacağınız keyfe zarar verebilir.
Sonuç
Viskinin başlangıçta ağız ve boğazı yakması doğal ve beklendik bir tepkidir. Üstesinden gelmek için başlangıç dostu bir viski seçin, çok küçük yudumlarla damağınızı ısındırın ve gerekirse damla damla su eklemekten kaçınmayın.
Tabi tüm bu anlattıklarım ideal bir senaryoyu tarif ediyor. Benim kendi tecrübelerimin bununla alakası bile yoktu. Öncelikle ilk sek içmeyi denediğim viskiler Lagavulin 8 ve Talisker 10’du. Yoğun isli ve yüksek alkollü viskiler bunlar. Damağım yanma tepkisi verdiğinde sorunun bende olduğunu düşünüyordum. Yudumlarım gayet kontrolsüz, büyük yudumlardı ve su da eklediğimi hatırlamıyorum. Gene de niyetliydim ve geçti gitti.
Diğer taraftan eşim uzun süre viski içemediğini düşündü. Alışmaya pek niyetli de değildi, ta ki ona bir gün ağırlıkla kokteyl yapmak için kullandığım Monkey Shoulder’dan ikram edene kadar. Onu genel olarak viski konseptine ısındıran şey Monkey Shoulder’dan beklenmedik bir netlikte aldığı portakal notası oldu. O gün bugündür viskiye bakışı değişti, viskiden sadece klişe vanilya ve meşe kokuları beklemiyor. Yeni aromalar keşfetmekten eğleniyor. Hatta burnu kokuları ayırt etmekte benden daha da iyi.
Kısacası kendi işinizi zorlaştırsanız da, kolaylaştırsanız da geçip giden bir şey bu whisky burn. Çok da takmamak lazım.







