Bir viski blogu.
Lagg Kilmory Edition

Bugün satın aldığımız çoğu ürün için seçenek sayısı çok fazla. Ve her bir marka bizimle direkt iletişim kuracak araçlara sahip. Bu araçları kullanarak, sıkıcı pazarlama cümleleriyle bize ulaşmaya çalışıyorlar. Ama satın aldığımız ürün şu ya da bu sebeple bizim için önemliyse, iş son noktaya geldiğinde hepimizin baktığı tek bir güvenilir kaynak var: Yorumlar.
Yorumlar ağızdan ağıza tavsiyenin dijital dünyadaki karşılığı. Ve ağızdan ağıza tavsiye her zaman en sağlam pazarlama yöntemi. Çünkü her şeyin değişken olduğu ve kandırılmanın bu kadar kolay olduğu ortamda sarılabileceğimiz tek güvenli liman bir başkasının tecrübesi.
Buraya kadar hepimiz hemfikirizdir sanırım. Ama bu yazı herkesle hemfikir olmanın övüldüğü bir yazı değil. Aksine, bu yazı size konu viski olduğunda yorumlara çok dikkatli yaklaşmanızı öneren bir yazı.
İyi viski – kötü viski?
Kötü viski yoktur diyenlere rastladım. Ben o kadar radikal değilim. Paranıza, zamanınıza, karaciğer yormanıza değmeyecek viskiler kesinlikle var. Bunlara kötü diyelim veya demeyelim. Ve bu tarz viskileri anlamak için büyük oranda denemiş olanlara güvenmek zorunda olduğumuz da doğru. Ama hangilerine? En güvenilir kaynaklarla bile uyuşamadığımız olur mu?
Kendi tecrübelerimden yola çıkarsam, hiçbir şey bilmeden ilk aldığım şişe Lagavulin 8’di. İnternetten kısa bir araştırma yaptığımda insanların “asıl Lagavulin 16 yıllıktır, bu biraz fazla genç” tarzı yorumlarına rastlayınca inanılmaz demoralize olmuştum. Yanlış viskiyi satın aldım gibi gelmişti. Halbuki aradan aylar geçtikten sonra, ikisini de deneyince, aynı fiyat bile olsalar 8’i tercih edeceğimi fark ettim.
Bunnahabhain 12 müthiş sevilir mesela, sevmeyen pek görmedim. Keza Macallan’ın bağımsız şişelemeleri. İkisini de deneyip ısınamadığımda bu konuda da yorumlara güvenemeyeceğimi ve yalnız başıma olduğumu fark ettim. Ya da Green Label. Viski meraklıları tarafından defalarca övüldüğünü duydum, ama ben bağ kuramadım.
Yorumlara hiç mi güvenemeyiz?
Tabi ki çoğunlukla güvenilir kaynaklar beni doğruya yönlendirdi ve yukarıda saydıklarım azınlıkta kaldı. Ama şunu öğrendim ve sizin de bilmenizi isterim, damıtımevinin işini ciddiye alarak ürettiği herhangi bir viskiyi denemeden asla seveceğinize ya da sevmeyeceğinize yüzde yüz emin olamazsınız. En güvendiğiniz Youtube viski kanalı sevmiş olabilir, siz sevmeyebilirsiniz. Whiskybase’de kötü yorum üstüne kötü yorum yazılmıştır, siz çok güçlü bir bağ kurarsınız.
Ben artık çoklu kanallara bakıyorum. En çok baktığım yerler Youtube içerik üreticileri, Dramface, Whiskybase. Bazen de başka bazı bloglar. Siz de çoklu kaynak taradığınızda göreceksiniz, ciddi viskiler sıklıkla üzerine konsensusa varılmış şeyler değiller. Ciddi viskiler kafa karıştıran şeyler. Çok seveni de olur, az seveni de. Bazen nefret edeni bile. Ne yazık ki tatmadan garanti olarak nerede konumlandığınızı bilemezsiniz. Ne yazık ki diyorum ama, işin güzelliği biraz da burada. Yeni bir ekspresyon tatmanın heyecanı hiçbir zaman bitmiyor bu şekilde. Kim sonucunu kesin olarak bildiği bir konudan heyecan duyar ki?
Belki anlamışsınızdır, tüm bunlardan bahsettim çünkü bugünün viskisi internette kötü yorumlardan bir hayli payını almış bir şişeleme. Benim alma sebebim yurtdışında güzel bir indirim yakalamak ve Arran’ın isli kardeşini merak etmekti. Yorumlara bakmadan 5 saniye içinde çoktan alma kararı vermiştim. Ama dükkandan çıkıp Whiskybase yorumlarına baktığımda içimi bir endişe kapladı.
Lagg Kilmory Edition | Official bottling | 46% ABV | NAS | %100 ilk dolum bourbon olgunlaşma | 35 Euro ödendi | Renklendirme yok | Soğuk filtrasyon yok
Skor: 7.5
Ummadık taş baş yarar.
Lagg damıtımevi, Arran’ın turbalı viski üreten kardeşi diyebiliriz. Viski damıtmaya henüz 2019’da başlamışlar. Sahipleri Arran’la aynı, aynı adadalar. Dolayısıyla Arran’ın yoğun meyveli karakterinin turbayla nasıl gideceğini merak ediyordum. Damıtımevi hakkında şöyle harika bir video var, ilgililere tavsiye ederim. Videodan Kilmory’nin yaklaşık 4 yaşında olduğunu öğreniyoruz. Ayrıca damıtımevi dizaynının damakta dolgun ve “kirli” bir viski üretmek için yapıldığını da.
Burun: Otsu, taze bir profil. Turba dumanı kendini belli ediyor, küle yakın. Endüstriyel, araba lastiği. Çamur, toprak. Biraz metalik. Deri koltuk. Limon, ama kadehte bekledikçe portakallaşıyor. Kesinlikle kremamsı, biraz da zencefil.
Damak: Damakta bir üst seviyeye çıkıyoruz. Yağlı ve dolgun bir damak. Yaş odun, karabiber. Kül benzeri is. Sütlü çikolata ve tereyağlı bisküvi. Burun daha ekşiyken damak kesinlikle tatlı. Limon otu, otsu tazelik. Kestirme yorum: Limonlu ve bol kremalı pastayı pürmüzle yakmışlar gibi.
Bitiş: Genç yaşına rağmen uzun ve güçlü bir bitiş. Bunu yağlı ve dolgun karakterine borçlu. Küllü sütlü çikolata, tatlı bir bitiş.
Yorumum: Bazı insanların neden bu viskiye ısınamadığını anlıyorum. Kesinlikle utangaç bir viski değil, aynı anda çok farklı yerlerden saldırıyor. Yaşından utanmıyor, gençliğini bir onur nişanesi gibi taşıyor. Damıtımevinin damakta kasıtlı olarak yarattığı dolgun ve yağlı doku bu viskiyi kesinlikle sıradanlıktan çıkarıp başka bir yere koyuyor.
Bazılarının yine Lagavulin vakasında olduğu gibi “asıl alınması gereken Lagg ekspresyonu Corriecravie’dir” şeklinde yorumlarını görünce doğrusu endişelenmiştim. Tekrardan o yanlış viskiyi aldım hissi geldi. Ama Lagg Kilmory Edition bana bu yazının ana fikrini tekrar hatırlattı: Damıtımevine güveniyorsan yanlış viski yoktur. Senin bağ kurabildiğin, ya da kuramadığın viskiler vardır.
Üstelik ben peat & sherry’den ziyade peat & bourbon’la daha mutlu oluyorum gibi, dolayısıyla bu ekspresyon aslında almam gerekenmiş zaten. Özellikle benim bulduğum fiyatlara denk gelindiğinde kaçırılmamalı. Gelecekte çıkaracakları yeni ekspresyonlar için beklemede olacağım.







