Bir viski blogu.
Craigellachie 2012 Berry Bros. & Rudd

Viskideki garip aromalar
Eğer viski yolculuğunuzun henüz başlarındaysanız ve bazı giriş seviye viskileri keşfediyorsanız, viskiyi çiçek-böcek, güneş-buluttan ibaret sanabilirsiniz. Elmalar, armutlar, ballar, vanilyalar önünüze serilmiştir. Oysa viski bunlardan ibaret değil ve biraz açık görüşlüyseniz eğlence sizin için bir sonraki aşamada başlıyor olabilir.
Bebek kusmuğu, motor yağı, kırmızı et, aseton, yanmış kibrit, ilaç dolabı, ter. İştah açıcı olmadığını tahmin ettiğim notalardan sadece bazıları bunlar. Aklıbaşında birinin buna benzer aromalarla ne işi olur diye düşünmeyin; viski çok katmanlı bir sıvı ve motor yağıyla portakal suyu notalarını aynı anda aldığınızda tüm önyargılarınız kırılabilir.
Nasıl oluşurlar?
Burası bir whisky nerd blogu ve bu yüzden bu “ilk bakışta itici” aromaların bazılarının nasıl oluştuğuna bakmamız gerekiyor. Yanmış kibritle başlayalım. Bu aromanın kaynağı kükürttür, kükürtlü bileşikler ise fermentasyonun doğal bir çıktısıdır. Distilasyon sırasında bakır teması ne kadar çok olursa, kükürt o kadar elimine edilir.
Asetona bakabiliriz. Aseton notaları, damıtımın “heads” yani ilk kısmının doğru yerden kesilememesiyle oluşur. Çoğunlukla bir damıtım hatası olarak görülür. Yine endüstriyel taraftan devam edersek motor yağı, balmumu gibi aromalar uzun zincirli, ağır yağ asitleri ve esterler sayesinde oluşur. Bu bileşikler bu kez damıtımın “tails” yani üçüncü kısmına aittirler ve dengeli kullanımında dolgun ağız hissine katkıda bulunabilirler.
Kırmızı et notası ağırlıklı olarak malt kurutma sırasında yüksek ısı kullanıldığında oluşan Maillard reaksiyonundan kaynaklanır. Damıtım sırasında imbiğe doğrudan ateş veriliyorsa imbikte de aynı reaksiyon yaşanabilir. Umami ve etsi tatlar buradan gelir. Pişmemiş et notası ise “worm tub condenser” kullanımının sonucu olarak oluşabilir. Diğer taraftan bebek kusmuğu, ter, peynirimsi notalar fermentasyona kirletici olarak katılan bakterilerin bütirik asit ve izovalerik asit oluşturmasından kaynaklanır.
Son olarak ecza dolabı ya da ilaç notaları viskiye turba dumanından geçer. Turba isinde kurutulmuş malta fenol, cresol, guaiacol gibi fenolik bileşikler çöker ve bu bileşikler distilata taşınırlar. Bunları ecza dolabına ya da ilaca benzetiriz çünkü aynı bileşikler tarihsel olarak antiseptiklerde kullanılmıştır.
Değerlendirme
Craigellachie damıtımevi oldukça sempati duyduğum bir yer. Daha önceki Amsterdam seyahatimde 13 yıllığını almıştım, oldukça severek içiyordum (Türkiye’de de bulunabiliyor). Son gidişimde de bu yazıya konu bağımsız şişelemesini aldım.
Damıtımeviyle ilgili güvenilir bilgilere ulaşmak için Charles Maclean’in Whiskypedia kaynağına başvuruyorum. Craigellachie Speyside’da olsa da bölgedeki diğer damıtımevi karakterlerinden oldukça ayrışıyor. Bölgenin bilindik çiçeksi-meyvemsi karakterinin yanına çok hafif bir turba isi ve dolgun bir gövde ekleyerek yapıyor bunu. Şişe etiketlerinde ve ellerine geçen tüm fırsatlarda vurguladıkları “worm tub condenser” kullanımı bu gövdeli hisse şüphesiz büyük katkıda bulunuyor.
Sadece Craigellachie’den bahsetmek olmaz, bu yazıda Berry Bros. & Rudd’a da değinelim. Yalan söylemeyeceğim, beni bu bağımsız şişeleyiciye çeken ilk ve en önemli sebep şişe dizaynına aşık olmaktı. İlk gördüğüm andan itibaren bir şişelerine sahip olmak istedim ve fırsat çıkınca, ilk IB şişem onlardan oldu.
Berry Bros. & Rudd 1698 yılında Londra’da kurulmuş, dünyanın en eski şarap ve içki tüccarlarından biri. Hala ilk kurulduğu St. James’ Street’te hizmet veriyor. Bizde pek rastlanamayan tarzda eski ve köklü bir kurum ve bu tarz işletmelere büyük zaafım var. İlgiliyseniz şu videoyu izlemenizi tavsiye ederim. Umarım bir gün ziyaret etme fırsatı da bulurum.
Craigellachie 2012 Berry Bros. & Rudd | Bağımsız şişeleme | 54.3% ABV | Refill butt olgunlaşma | Cask no: 2949 | 434 şişeden birisi | Renklendirme yok | Soğuk filtrasyon yok | Şişeleme tarihi: 2023
Skor: 8
Kendine has, ayrıştırıcı. Bir o kadar kompleks ve katmanlı.
Burun: Saman, geçkin meyve, asidik, yulaf lapası, yeni yapılmış boya, peynirli cips. Şişenin arkasında belirtildiği gibi kadehte zaman geçirdikçe gelen sek oloroso sherry ve artan islilik var. Eşimin yorumu: “Aseton, pekmez ve koruk suyuyla salata sosu yapmışsın gibi”. Alışmayı gerektiren, zorlu, başlangıç seviyesi dostu olmayan bir burun.
Damak: Yüksek alkol rahatsız etmiyor. Ekşi bir damak. Uzaklardan is. Dolgun gövdeli, yağlı. Tam sevdiğim gibi. Çok katmanlı. Lezzetli.
Bitiş: Uzun ve tatlı bir bitiş. Biraz ağız kurutuyor. Daha fazlasını istetiyor.
Yorumum: Şişenin etiketinde bu viskiyi benim tanımlayabileceğimden çok daha iyi tanımlamışlar: “This is a rewarding dram with more texture than a Van Gogh oil painting”. Eminim bu yazıyı okuyanların birçoğu bu viskiden nefret ederdi, ama geri kalanlar da bayılırdı. Bu kadar ayrıştırıcı olma sebebi yazının girişinde bahsettiğimiz ve “off-notes” diye tabir edebileceğimiz aromaların bu viskide bolca bulunması.
Özellikle burunda sentetik, boya ya da asetona benzeyen aromalar bulunuyor. Aynı şekilde topraksı ve çamursu kokular da var. İlk anda bunlar zorlasa da üzerine gittiğimde bu viskinin garipliklerinden rahatsız olmamaya, onların keyfini çıkarmaya başladım. İnkar edilemez şekilde katmanlı ve kompleks olması, benden zaman ve ilgi istemesi ve bu emeğimi ödüllendirmesi bana neden viskiyi bu kadar sevdiğimi hatırlattı.
Bu bir single cask şişeleme ve bende olan Craigellachie 13’ü andırsa da ondan epey farklı. Yani eminim bu fıçıyı harmana katmakta zor zaman yaşarlardı, iyi ki böyle çirkin ördek yavrusu gibi piyasaya sürmüşler. Speyside’ın içinden çıkan ama Speyside’ın uslu çocuklarıyla dalga geçen bir viski. Worm tub condenser’ların etkisiyle oldukça gövdeli, yağlı bir viski. Berry Bros. & Rudd da refill butt fıçıları kullanarak fıçı etkisini sınırlı tutup, distilatı ön plana çıkarmayı seçmiş ve bir defalığına tadılabilecek bu özel şişelemeyi bize sunmuş.







