Monkey Shoulder

Her viski çeşitli yönlerden şaşırtıcı olabilir. Çoğu zaman önyargılara sahip olsak da, o mantar tıpayı ilk kez açtığımızda neyle karşılaşacağımızı bilemiyoruz. Bazen marketin alt raflarından bir underdog bizi yakalıyor, bazen de prestijli bir markayla bağ kuramıyoruz.

Monkey Shoulder özellikle şaşırtıcı bir viski. Ben şaşırtabileceği en az 2 grup biliyorum. Birincisi blended viski lafını duyduğunda otomatik burun kıvıranlar. İkincisi ise viski içemediğini düşünenler. 

İlk grubun hakkını yemeyelim, bu bir blended scotch değil, blended malt scotch. Yani içinde hiç grain whisky yok. 3 farklı single malt viskiden oluşuyor: Balvenie, Glenfiddich ve Kininvie. Bu da onu sıradan süpermarket blended scotch’larından ayırıyor tabi ki. Ama yine de Monkey Shoulder’ın adında “blended” geçtiği için uzak duracak olanlar vardır. Bu grubun herhangi bir kör tadımda Monkey Shoulder’ın genel performansından şaşıracağını düşünüyorum.

İkinci grup sek viski içemeyenler. Bu yazıda detaylı değinmiştim onlara. Monkey Shoulder, viskiyi çok sert, katlanılmaz, yakıcı bulan arkadaşlarınızı kendi tarafınıza çekmek için en rahat kullanabileceğiniz şişelemelerden biri. Bulabildikleri notalara ve küçük küçük yudumlarla nasıl da sek viski içebildiklerine epey şaşıracaklardır. Tabi önermiyorum, alkol zararlıdır, kimseyi başlatmayın.

Adı, şişesi, işlevi

Oldukça ilginç ve genç bir şişe dizaynı var. Öncelikle Monkey Shoulder yani “maymun omzu” isminin nereden geldiğini anlatalım. Viski olmayı bekleyen maltlanmış arpa tarihsel olarak damıtımevlerinin bir katında yere serilirdi ve sık sık kürekle karıştırılması gerekirdi. İşte bu emek yoğun kürek kullanımı damıtımevi işçilerinde Monkey Shoulder denen bir omuz rahatsızlığına sebep olurdu. Omuzları maymunlarda olduğu üzere sarkık dururdu. Bugün teknolojik süreçler kullanılarak bu meslek hastalığının önüne geçmişler neyse ki.

Genç ve çekici dediğimiz şişesinde alt alta 3 maymun figürü göreceksiniz. Bu figürler daha önce bahsettiğimiz, bu viskiyi oluşturan 3 single maltı sembolize ediyor: Glenfiddich, Balvenie ve Kininvie. Bunlardan özellikle Balvenie’nin 12 yıllık DoubleWood ekspresyonunu da pahalı bulmakla beraber en net başlangıç viskilerinden olarak görürüm.

Monkey Shoulder’ın asıl işlevine gelirsek de bunun kokteyl yapımı olduğunu görüyoruz. Kokteyllerine biraz kalite katmak isteyen ama bunun için banka hesabını ortaya dökmek istemeyenler için çok tatlı bir ayarda kalıyor. Özellikle Penicillin gibi içine sağlam bir Islay viskisinin girdiği kokteyllerde görevini hakkıyla yerine getiriyor.

Burun

Damak

Bitiş

Skor: 5

Kokteyller için ideal


Burun: Gayet hoş, meyvemsi, çiçeksi kokular. Speyside’ın güzel bir temsili. Parfümsü. Bal, portakal, kahvaltılık gevrek. Mentol ferahlığı. Zorlayıcı hiçbir tarafı yok, hiç riske girilmemiş.

Damak: Meyvemsi, tatlı. Aşırı sulandırılmış hissettiriyor, gövde bulunamadı. Burundaki notaların çok zayıf bir taklidi damakta devam ediyor. 

Bitiş: Kısa bitiş. Pişmiş meyveler kısa sürede nötral bir hatıraya dönüşüyor. 

Yorumum: Bu viskinin tüm numarası burunda. Çünkü düşük maliyetle iyi burun yakalamanın iyi damak yakalamaktan çok daha kolay olduğunu gözlemliyorum. Koklarken zamanıma değecekmiş gibi yapıp, yudumladığımda fikrimi değiştiriyor. Ama şu an değerlendirmekte olduğum şişe benim ikinci şişem, yani Monkey Shoulder benim için görevini yerini getiren bir viski. Yaz yaklaşıyor, kokteyllerde de binbir zorlukla edindiğim single malt’larımı kullanacak değilim.

Şişenin etiketinde “kokteyller için yeteri kadar güçlü, ama sek içmek için de yeteri kadar dengeli” olduğundan bahsedilmiş. Kokteyller için yeteri kadar güçlü, aromatik, hoş. Ama sek tüketimde bana viskiyle genel ilişkimi sorgulatacak kadar yavan ve sıkıcı bir damak tecrübesi sunuyor. Neyse ki kadehe başka bir şeyler koyup viskiyle tekrar barışıyorum. 

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir